Arada Sırada…

Önce Kendine Karşı Dürüst Ol…

Şimdiye kadar ki yazılarımda sakin olma, önündeki insanı olduğu gibi kabullenme ve bunun yolları üzerinde durdum. Bunun için iletişimin önemini vurgulamaya çalıştım. Sağlıklı bir iletişim kurabilmek için bir konuyu değerlendirirken;

  1. Öncelikle kendi bakış açımızdan,
  2. Konuyla ilgili diğer kişilerin bakış açılarından ve
  3. Tarafsız bir bakış açısından bakmamız bütüncül bir fikir oluşturmamıza olanak sağlar.

Bunu yapmaya çalışırken iç iletişimimizin, öz muhakememizin büyük önemi var. Kendimize dürüst davranmayıp, bencil bir bakış açısıyla hareket edersek 2. Ve 3. noktaları atlarız ve iletişim engellerle karşılaşır.

Çok güzel bir lafımız var, belki de atasözüdür, bilemiyorum. “Temiz bir dünya istiyorsan, önce kendi evinin önünü süpürmelisin” der. Ben bu sözü öncelikle kendi davranış ve sözlerinin sorumluluğunu almak şeklinde yorumluyorum. Lafı çok uzatmayı sevmem şimdiye kadar anlamışsınızdır, bu yüzden dan dan söyleyeceğim! Kardeşim, hemen her türlü davranışı eleştiriyor, sorguluyorsunuz, güzel. Peki, bu durumlarda sizin hiç mi sorumluluğunuz yok? Sosyal medyada gezinirken eleştirilen kirli piknik alanlarının altına öfkeli surat koyarken, gayri ihtiyari yere attığınız bisküvi ya da sigara jelatinini aklınıza getirdiniz mi? Herhangi bir kurumun yaptığı savurganlığı okuyup öfkelendiğinizde, kullanmadığınız odanın ışığını kapatmayı, diş fırçalarken açık bıraktığınız suyu düşündünüz mü? Trafikte yaya veya araçla ilerlerken sizi dikkate almayan kişiye kızıyorsunuz, tamam. Peki, siz başkalarını dikkate alıyor musunuz? Hepimiz bir şekilde kenarından köşesinden kuralları ihmal etmiş ya da kendimizce esnetmişizdir. Yanlışlıkla fazla para üstü alıp sonradan fark ettiğimizde, “o da yanlış vermeseymiş” deyip kendimizi haklı çıkaranlar da vardır aramızda. Ancak kasası açık verdiği ve cebinden o kasa açığını vermek zorunda kaldığı için evine ekmek alamayan, ya da sayılı yol parası yüzünden kilometrelerce yol yürümek zorunda kalmalarını bilmiyoruz. Hallac – ı Mansur ne demişti? “Cehennem acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin bilmediği yerdir”. Ne demek istediğimi anladınız siz. Sözü nereye bağlayacağımı tahmin edebilirsiniz.

Önce Kendine Karşı Dürüst Ol! Bir durumu yorumlarken, düşünceni yoğururken, davranırken, aynayı önce kendine tut, o konuda için dışın birse, ya da en azından bu konuda ciddi bir çaban varsa yorumunuzu belirt. Suçu ya da sorumluluğu başkasının söz ve davranışına atmak işin kolay tarafı. Sorumluluğu üzerine almayan, sürekli başkalarını suçlayan tutumlar, bir süre sonra davranışınız haline gelir. Davranışınız, sizi tanımlar. Karakter özelliğiniz haline gelir. İnsanlar sizi öyle tanır ve buna göre size tavır alırlar. Güvenilir ya da güvenilmez olursunuz. Ortası pek yoktur bunun. Hatırlatmama izin verin, Güvenilmez damgasını yediğinizde, bunu değiştirmek için ağzınızla kuş tutmanız gerekebilir ve bu yine de yeterli olmayabilir. Güvenilmezden güvenilire giden yol epey dik ve engebelidir ve sandığınızdan fazla çabaya mal olabilir. Ne olmak istiyorsunuz? Temiz çocuktur mu? O yaramazdır mı? Seçim sizin… Ancak lütfen unutmayın! Kendinize Dürüst Olmanız, Başkalarına da Dürüst Olmanıza giden yoldur. Huzurlu olmaya, sakin olmaya, mutlu olmaya giden yoldur.

Sükûnetle kalın,

Huzurla kalın…

kaan karakoç

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s